Fantastik ve mitoloji gibi bir sürü türü okumayı; benimle aynı görüşte ya da farklı görüşte olan insanları dinlemeyi severim. Epic the musical ve Unutulmuş Büyüler bağımlısıyım ( ꈍᴗꈍ )
Veda yazdım ama bu hiçbir zaman gerçek anlamda bir veda olmayacak. Tekrar tekrar okuyacağım, alıntıları okuyup gerek duygulanacağım gerek hüzünleneceğim. Belki de Martin'in o masum aşkında yaptığı hataları düşünüp onun için üzüleceğim. Yani bu kitabın şimdiye kadar okuduğum en iyi kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kitabı okumam uzun sürdü maalesef ama kitapla hiç bir alakası yoktu. Benim ders yoğunluğum yüzünden okuyamadım. Şimdilik söyleyebileceğim pek bir şey yok. İzninizle buraya bir alındı bırakıp kitap hakkında düşünmeye gideceğim.
__"Bunca şevkle tutunmaktan hayata Serbest kalmış korkudan, ümitten,
Kaçar ve şükrederiz tanrılara;
Bu lütuf geldiyse hangisinden. Bir canlı sonsuza dek ömür sürmez
Ölü adam hiçbir zaman dirilmez
En yorulmuş nehir bile dinlenmez
Denize ulaşmadan salimen. "__
Sayfa:477
O anda ve bir an için kendindeki kesinlik duygusunda bir yarık açıldığının farkına vardı Ruth, bu yarığın içinden gerçek Martin Eden'ın azametli ve boyun eğmez görüntüsünü gördü; hayvan terbiyecisinin karşısındaki hayvanı terbiye edip edemeyeceğinden kuşkulandığı o anı yaşadı ve bu adamın vahşi ruhunu terbiye etme gücünü elinde bulundurduğundan şüphe duyar gibi oldu.