Ekin Yeter

Ekin Yeter
@EkinYeter
Ne fark eder?
İstanbul
2003
18 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
SEVGİLİ "ACI"
Hayır, Muâllâ da öyküden hoşlanmamıştı. Okumayı kestim, öyküyü bitirmedim. Kitabı kapatıp çantama koydum. Şaşırmıştı. "Ne o, gidiyor musun?" dedi. Başımı sallayıp ayağa kalktım. "Ama neden?" diyemedi. Ayranların, çayların parasını masaya bıraktım. "Dur, ben de..." dediğini duydum arkamdan. Adımlarımı açıp çıktım kantinden. Dışarıda güneşin öfkesi geçmişti. Kantin binasının yanında dönüp uzanan Haliç'e baktım. Tanrım, kızlar ne kadar aptaldılar, Haliç ne kadar güzeldi. Haliç gerçekten çok güzeldi, ama kızlar neden bu kadar duyarsızdılar?
Sayfa 74
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
DEDEM BANA KÜSMÜŞ
Dedemin günlük tuttuğunu öldükten çok sonra öğrendik. O gün günlüğüne şöyle yazmış: "En küçük torunum bugün beni azarladı. Küstüm ona."
Sayfa 48
Edebiyat
ONCA SEVİŞMEDEN SONRA
Birini soruyorlar. "Tanırım. Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde okuyan bir arkadaş. Sarışın. Tanırım. Hayır. Her zaman gelirdi kitabevime. Hayır, öyle bir şey istemedi benden."
Sayfa 49
Edebiyat
SEVGİLİ "ACI"
İstanbul Üniversitesi'nin büyük kantini, bir basketbol sahası kadar geniş, yüksek tavanlı bir salondu. Kimi ders çalışan, genellikle derslerden kaytarıp keyif yapan öğrencilerle dolu bir salon. Ortada dört büyük yuvarlak masa. Haliç'e ve yandan Boğaz'a bakan camların önünde birörnek, dörder kişilik dikdörtgen küçük masalar. Bu masalarda güzel hayallere dalınır, güzel sözler bulunur söylenir, güzel kızlarla güzel aşk tezgahları kurulurdu. Bu masalardan çok şair, çok öykücü çıkmıştır; birkaç da romancı elbette. Ve pek çok profesör, siyaset adamı; bakanlar...
Sayfa 67
Edebiyat
"Josef ben hep şuna inanmışımdır: Bizler arzu edilenden çok arzu etmeye âşığızdır!"
Sayfa 321
Edebiyat