“Gerçekte her şey çok da yolunda değildi. En küçük kardeşim 5 yaşındaydı. Başsağlığına gelen herkese cennetin telefonunu soruyor, sana ulaşmanın yollarını arıyordu. Yedi yaş büyük olsam da cennette bir telefonun varlığı benim bile aklımı karıştırıyordu. Umut denilen şey bu galiba.”
"Ben düşlerimi, onlarla karışan anılarımı seviyorum, onları ancak böyle dünyaları olan, düş ülkeleri kuran, düşlerimi sevecek birine anlatabilirim, beyaz giysili, sabah erken kalkan, haberleri merakla bekleyen yüzlere değil…"