Kur’an’ı okumak ve ne söylediğini öğrenmek yeterli değildir. İnsanların onu somutlaştırmaları gerekir. Kur’an’ın, insanların yaptıkları (İslâm), düşündükleri (iman) ve tasarladıkları (ihsân) şeyleri belirleyen bir gerçeklik olması gerekir.
Biz Müslümanlar ilkin, Peygamberimizin ve Kur’an’ın açtığı yoldan ilerleyerek düşünme alanında kalıcı eserler, anıtlar verdik, bir eşi görülmemiş bir medeniyet kurduk. Kurduğumuz şehirler ve bütünüyle tarih, bu olağanüstü medeniyete tanık oldu. Ama sonra değiştik, bozulduk, giderek düşünmeyi terk ettik ve bugünkü acıklı ve hor duruma düştük.
Biz Müslümanlar ilkin, Peygamberimizin ve Kur’an’ın açtığı yoldan ilerleyerek düşünme alanında kalıcı eserler, anıtlar verdik, bir eşi görülmemiş bir medeniyet kurduk. Kurduğumuz şehirler ve bütünüyle tarih, bu olağanüstü medeniyete tanık oldu. Ama sonra değiştik, bozulduk, giderek düşünmeyi terk ettik ve bugünkü acıklı ve hor duruma düştük.