İnsan, vahiy olmadan da doğruyu bulabilir. Akıl ve fıtrat, insanı iyiye, doğruya ve adalete yöneltebilecek bir kapasiteye sahiptir. İnsan, kendi varlığını, doğanın işleyişini ve hayatın düzenini gözlemleyerek belirli doğrulara ulaşabilir. Bu durum, aklın geçersiz değil; sınırlı ama işlevsel bir bilgi kaynağı olduğunu gösterir.