Eğer gönlünde bir sıkıntı, zihninde bir gölge, niyetinde bir bulanıklık varsa, o içtihat henüz kemale ermemiş demektir. Fakat kişi araştırmış, tartmış, ölçmüş ve sonunda kalbi huzur bulmuşsa, işte o zaman hükmü uygulanabilir hâle gelir. İçtihat, kul ile Rabbi arasındaki en mahrem alandır; şekli insanlar tartışır fakat doğruluğunu Allah bilir. Bu nedenle kişi hüküm verirken yalnız metne değil, kendi içsel dürüstlüğüne de yönelmeli; şüphe varsa beklemeli, gönül rahatsa yürümelidir