Ekrem Ciğerli

Ekrem Ciğerli
@Ekrem22
Okur, Yazar
KİŞİSEL REFORM KİTABI
Haram, lafzî olarak “hurrime / harrame / harâm” kökleriyle bildirilen ve nasla sabit alanı ifade eder. Bunun dışındaki uyarılar, yasaklayıcı gibi görünen tüm ifadeler, ahlâkî yönlendirme, sakındırma veya toplumsal düzenlemeler kapsamında değerlendirilmelidir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
KİŞİSEL REFORM KİTABI
Kişisel içtihat olur mu? Ortaçağ Avurpasında bilgiyi seçkinler yönetiyordu. Matbaa ile birlikte bilgiye ulaşım kolaylaştı ve Reform yapıldı. Ve Avrupa gelişti. Özgürleşti. Aynı şey bugün İslam Alemi için geçerli olabilir. İnternet, yapay zeka gibi araçlarla bilgiye ulaşmak çok kolay, bir kişinin içtihatta bulunabilmesi için ömrünü bazı ilimlerle geçirmesi gerekmiyor. İşte bu konuda Kişisel Reform kitabı değerlendirmelerde bulunmuştur. Sizce Herkes kendi içitihatını yapabilir mi?
KİŞİSEL REFORM KİTABI
Eskinin müçtehidi ömür harcıyordu. Bugünün insanı birkaç saniyede kaynak görebiliyor. Bu yüzden içtihat artık seçkinlere ait değildir. Bilgi demokratikleşti → içtihat bireyselleşti. Bu çağda hüküm veren makam değil → düşünendir. Öğreten yapı değil → arayandır.
KİŞİSEL REFORM KİTABI
Kur’an defalarca apaçık olduğunu bildirir. Bu açıklık lafzi sadelik değil; mesajın doğrudanlığıdır. "Biz onu anlayasınız diye apaçık bir Arapça ile indirdik." (Yusuf 12/2) "Bu apaçık bir kitaptır." (Duhan 44/2) Burada üç şey aynı anda beyan edilir: 1. İletişim doğrudandır. Aracıya ihtiyaç duyduğu söylenmez. 2. Dil bilinçli seçilmiştir. Arapça yalnız bir bölge dili değil; çok anlamlı kök yapısı sebebiyle en az kelime ile en derin anlamı taşıyabilen bir dildir. 3. Hedef kitle herkes ve her asırdır. Bu kitap belli bir sınıfa değil, insana hitap eder. Kur’an’ın Arapça oluşu tarihsel değil stratejik bir tercihtir. Bir kökten onlarca anlam doğuran bu dil, vahyin çok katmanlı doğasıyla birebir uyumludur. “Haram”, “la takrabû”, “ism”, “fuhş” gibi kelimeler tek bir yargı değil anlam spektrumu üretir. Bu durum içtihadın kapısını kilitlemez aksine sonsuz açılım sağlar. Kur’an bir cümle kurar → Arapça o cümlenin içine evren genişliğinde anlam yerleştirir. Yorum çeşitliliği hata değil, metnin kendi özelliğidir.
KİŞİSEL REFORM KİTABI, EKREM CİĞERLİ
Eğer gönlünde bir sıkıntı, zihninde bir gölge, niyetinde bir bulanıklık varsa, o içtihat henüz kemale ermemiş demektir. Fakat kişi araştırmış, tartmış, ölçmüş ve sonunda kalbi huzur bulmuşsa, işte o zaman hükmü uygulanabilir hâle gelir. İçtihat, kul ile Rabbi arasındaki en mahrem alandır; şekli insanlar tartışır fakat doğruluğunu Allah bilir. Bu nedenle kişi hüküm verirken yalnız metne değil, kendi içsel dürüstlüğüne de yönelmeli; şüphe varsa beklemeli, gönül rahatsa yürümelidir