Ekrem Ciğerli

Ekrem Ciğerli
@Ekrem22
Okur, Yazar
TESETTÜR (KİŞİSEL REFORM KİTABI)
Cilbab, Arap toplumunda özellikle hür kadınların giydiği bir dış giysiydi. Bu kıyafet: • Sosyal statü göstergesiydi, • Hür kadını cariyeden ayırt eden bir işaretti, • Toplumsal konumun dışa yansımasıydı. Cariye kadınlar aynı kıyafeti kullanamazdı. Bu nedenle cilbab, yalnızca bir örtü değil; sosyo-kültürel bir semboldü. Ayette mümin kadınlara cilbablarını üzerlerine almaları söylenirken, aslında onların hür statüsünde olduklarının görünür kılınması hedeflenmiştir. Bu sayede “cariye sanılma” ihtimali ortadan kaldırılacak ve taciz gerekçesi zayıflatılacaktır. Ancak bu uygulama, belirli bir tarihsel toplumsal yapıya bağlıdır. Günümüzde: • Ne cariyelik kurumu vardır, • Ne de sosyal statü kıyafet üzerinden belirlenmektedir. Dolayısıyla cilbabın o dönemdeki işlevi, sosyal statü ayrımını görünür kılmaktı. Modern dünyada bu statü ayrımı ortadan kalkmıştır. Bu durumda şu soru ortaya çıkar: Cilbab, evrensel bir dinî form mudur, yoksa belirli bir tarihsel-sosyal düzenlemenin aracı mıdır? Tarihsel bağlam dikkate alındığında cilbabın sosyo-kültürel bir simge olduğu görülür. Hür–cariye ayrımının kalktığı bir dünyada, aynı gerekçeyle aynı kıyafeti zorunlu görmek metodolojik (yorum, yöntem) olarak tartışmalıdır.
Reklam
TESETTÜR (KİŞİSEL REFORM KİTABI)
Nur Suresi’nin indiği Medine dönemi, sosyal ve siyasal olarak hassas bir dönemdir. • Müslümanlar yeni yeni güçlenmektedir. • Dış saldırılar ve iç provokasyonlar söz konusudur. • Münafık grupların toplumsal düzeni bozma çabaları vardır. Bu ortamda kamusal alanda kadınların güvenliği ve toplumsal ahlakın korunması önem kazanmıştır. Ziynet kelimesinin yalnızca takı anlamına indirgenmesi bağlamı daraltabilir. Çünkü ayetin devamındaki erkek akraba listesi, konunun açıkça mahremiyet ve cinsel ilgi alanıyla ilgili olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla ayetin merkezinde: • Cinsel teşhiri engellemek, • Toplumsal mahremiyeti korumak, • Provokasyon ve suistimal alanlarını daraltmak amacı bulunmaktadır. Başörtüsü burada yeni bir dinî sembol değil; mevcut kültürel bir kıyafetin düzenlenmiş biçimidir. Bu nedenle tarihsel bağlamdan koparılarak belirli bir kültürel giysinin mutlak dinî form hâline getirilmesi, metnin bağlamını aşan bir yorum olabilir.
Tesettür
Ayet, Medine toplumunda kadınların zaten “humur” denilen baş örtülerini kullandığını göstermektedir. Humur kelimesi, başı örten örtüyü ifade eder. Ayet yeni bir kıyafet icat etmemekte; var olan örtünün kullanım biçimine yönelik bir düzenleme getirmektedir: “Başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar.” Bu ifade, örtünün o dönemde başın arkasına bırakıldığını ve göğüs kısmının açık kalabildiğini göstermektedir. Dolayısıyla burada getirilen düzenleme, mevcut kültürel kıyafetin göğüs bölgesini de kapsayacak şekilde kullanılmasıdır. Bu, hükmün kültürel bağlam içinde pratik bir düzenleme olduğunu ortaya koyar. Başörtüsü Medine’de zaten var olan bir giysidir; ayet onun biçimini değil, kullanım yönünü düzenlemektedir. Buradan hareketle şu sonuç çıkarılabilir: Ayetin özü, belirli bir tarihsel kıyafeti evrenselleştirmek değil; göğüs bölgesinin teşhir edilmemesini sağlamaktır. Dolayısıyla günümüzde göğüslerin kapatılması, başörtüsüne bağlı zorunlu bir unsur değildir. Farklı kültürlerde farklı giyim biçimleri olabilir. Önemli olan teşhircilik ve dikkat çekme amacı taşımamasıdır.
Tesettür
“Ziynet” kavramı, Kur’an’ın giyim ve örtünme ile ilgili ayetlerinin anlaşılmasında kilit bir terimdir. Bu kelimenin anlam alanının doğru tespit edilmemesi, tarih boyunca özellikle kadın giyimi konusunda kültürel unsurların dinî hüküm gibi algılanmasına yol açmıştır. Ziynet kelimesine yüklenen anlam genişletildikçe, başörtüsü, cilbab ve benzeri dış giysiler doğrudan dinî zorunluluk çerçevesinde yorumlanmış; bu da zamanla belirli bir giyim biçiminin “iman göstergesi” olarak sunulmasına zemin hazırlamıştır. Bu nedenle kelimenin sözlük ve bağlam analizi önemlidir.
Tesettür
Tesettür: İlk bağlamı güvenlik ve sosyal tanınma ile ilişkiliyken, zamanla evrensel ve sabit bir kıyafet kuralı olarak yorumlanmıştır.
Reklam