Nasıl ki martılar, bir-iki kanat çırpıyor, sonra altlarına aldıkları rüzgârla kendiliğinden havada süzülmeye devam ediyordu... Allah çabalayanları işte böyle ödüllendirirdi.
Dünya ne garip, ne garip bir şeydi. Bazen adam, yirmi üç yaşında birdenbire ne kadar ihtiyar, ne kadar bütün dünyayı kavrayan bir deneyime sahip oluyordu.