Bu gizemli, ışıltılı resimde neler oluyor? İki geniş turuncu kavis, sol alt kısımdan yükselerek sağ üst kısma sıçrıyor, koyu arka plana karşı ivedilikle yanıp sönüyor gibi duran açık sarı bir zikzağı çevreliyor. Zikzağın arkasında koyu kırmızı bir şerit, uzak bir ufuk hattı misali kompozisyona sessizce yayılıyor. Kesişen turuncu eğriler ve kırmızı çizgi, ışıltılı bir haç oluşturuyor, ortalarında ise keskin sarı biçim -resmin odak noktası- coşkuyla atıyor.
Georgia O'Keeffe, Kırmızı Ve Turuncu İz'i 1919'da, Teksas'tan New York'a taşınmasının hemen ardından yaptı. Yapıtta uçsuz buçaksız gökyüzünün altında tek başına dolaştığı geniş Teksas ovalarındaki geceler yad edilir. Karanlıkta, uzaktan gelen sesler -bir trenin düdüğü, sığırların böğürtüleri- sanatçının hayal aleminde renkler ve şekiller uyandırdı. Özellikle de gökyüzüne yazılmış bir yazı gibi ufku aydınlatan şimşek fırtınalarından büyülenmişti. Bir keresinde anlattığı üzere gece "aydınlanarak -önce bir yerde, sonra başka bir yerde- bulut içi şimşekler çakar ve ardından keskin, parlak bir zikzak karşıda çakardı.
"O'Keeffe New York'tayken bu canlı anıları soyut biçimlere çevirdi. Sadece doğanın ve duygunun saf ritmini yakalamak için ayrıntıları kaldırarak izlenimlerini sadeleştirdi. Dar açılar ve kıvrımlar, sıcak ve koyu ton zıtlıkları hem hareket hem de durağanlık -gece göğünü kesen şimşek ve devamında gelen engin sessizlik- ima eder. Resim soyutlamanın eşiğinde durarak izleyicileri, manzarayı sanatçının hatırındaki gibi anımsamaktan ziyade hissetmeye çağırır.