…Küçük bir yumurcakken öğrenmek ve gelişim göstermek kabul ediliyor, sonra hiç! Yetişkin olduktan sonra ne iletişim tarzında ne davranış tarzında hiçbir şey değiştirmek isteniyor. İnsanlar diyor ki, ‘Hayır, ben olduğum gibi kalmak istiyorum.’ Sanki ilişkilerinde gelişim göstermek onların oldukları hali değiştirecekmiş gibi.
‘Zihindeki kötü alışkanlıklar ortadan kaldırılamaz,’ dedi, ‘ ama bunlara yenilerini eklemek ve bunların karşı konulmaz olmasını sağlamak mümkündür. Biliyorsun, insanları değiştiremeyiz. Onlara yalnızca yolu gösterebiliriz, sonra da onlarda bu yolu tutma arzusu uyandırabiliriz.’
Ben yaptığım işe inanmak isterim. Sabahları yataktan kalkabilmem için, yaptığım işin, doğrudan doğruya soylu bir davaya hizmet etmese bile, bir şeye yaradığını hissetmem gerekir. En azından, iyi iş çıkarmanın tatminini hissedebilmeliyim. Ama eğer rastgele şeyler yapılacaksa, yöntem önemli değilse ve tek amaç da şirketle ilgilenmeyen hissedarları zengin etmekse, o zaman anlamsız olur. Ben, işimin bir anlamı olmasına ihtiyaç duyuyorum.
… başkalarında yaratmayı arzuladığın imgeyi boş ver gitsin, senin hakkında düşündüklerini fazla dert etmemeyi öğren.
Kendi farklılıklarını tamamen üstlendiğinde başkalarının farklılığına da eğilebilir ve gerektiğinde kendini buna uyarlayabilirsin. Böylece, daha iyi iletişim kurmayı, tanımadığın kişilerle temasa geçmeyi ve bir güven ilişkisi oluşturmayı, senin gibi davranmayan kişiler tarafından kabul edilmeyi öğrenirsin. Ama öncelikle seni biricik kılan şeyi kabul etmelisin, yoksa başka insanlara yaranmak adına kaybolmaya devam edeceksin.