Aklına tatsız veya cesaret kırıcı düşünceler geldiğinde sadece zamanında farkına vararak bunları uzaklaştırıp yerine azimle hoş ve cesur düşünceler koyan birinin başına çok daha şaşırtıcı şeyler gelebilir. O iki düşünce aynı yerde barınamaz.. Gül ektiğin yerde evlat, devedikeni büyümez....
Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil... İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum.....
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım...