"Bilindiği üzere önyargının, toprağı eğitimle esnetilip gübrelenmemiş bir kalpten silinmesi çok zordur.Orada büyür,taşların arasında yabani otlar gibi güçlenir."
"Sizin için bir anlam taşımadan kalmaya dayanabilir miyim?Sizce ben makine gibi,duygusuz bir makine gibi yaşayabilir miyim?Ağzımdaki lokmanın,bana can veren suyun elimden alınmasına dayanabilir miyim?Yoksul ,sıradan,sönük,küçük olabilirim ama ruhsuz ve kalpsiz olduğumu söyleyebilir misiniz?Öyleyse yanlış düşünüyorsunuz!Çünkü benim de sizin gibi ruhum ve sizinki kadar büyük bir yüreğim var!Tanrı beni biraz güzellik ve zenginlikle ödüllendirmiş olsaydı şimdi siz de beni bırakamazdınız,tıpkı benim sizi bırakamadığım gibi.Ben şu an geleneklere, basmakalıp fikirlere ya da ölümlü bedenlerimize göre konuşmuyorum.Şu an benim ruhum sizin ruhunuza konuşuyor.Her ikisi de mezardan çıkmış gökyüzüne yükselip Tanrı'nın huzuruna çıkmış gibi , birbirinin dengi,tıpkı bizim olduğumuz gibi!"
"Üşüyorsun,çünkü yalnızsın.Hiçbir temas içindeki ateşi canlandırmıyor.Hastasın,çünkü insana verilmiş duyguların en güzeli,en tatlısı senden uzak.Salaksın,çünkü ne kadar acı çeksen de onu çağırmıyorsun,seni beklediği yere bir adım bile yaklaşmıyorsun."