“ BECKMANN
Evet, Binbaşım! Pek güzel, Binbaşım! Buna, bu gerçeğe ben de katılıyorum. Biz karnımızı güzelce doyuruyoruz, Binbaşım, adamakıllı doyuruyoruz, Binbaşım! Biz yeni bir gömlek, düğmeleri tamam ve deliksiz bir elbise giyiyoruz. Sonra biz sobayı yakıyoruz, Binbaşım, çünkü bir sobamız var, değil mi Binbaşım? Sonra biz biraz grog hazırlamak üzere çay güğümünü sobanın üstüne koyuyoruz. Sonra biz panjurları indiriyoruz, bir koltuğa gömülüyoruz, çünkü bir koltuğumuz var, değil mi Binbaşım? Biz karımızın aktif parfümünü kokluyoruz, kokladığımız kan değil, değil mi Binbaşım, kan değil ve biz tertemiz bir yatağımız var diye seviniyoruz, bir yatağımız var, ikimizin de var, değil mi Binbaşım; yatak odasında bizi bekleyen yumuşak, ak pak sıcak bir yatak. O zaman biz gerçeği üstün tutuyoruz, Binbaşım, biz Almanlara vergi gerçekçiğimizi. “