Elara

Deri yüzücüler, gittikçe azıtıyorlar. Bekleyin, bekleyin ki, daha neler gelecek başımıza. Onlar bizi söyletmeyecekler. Kendileri konuşacaklar. Yalanlarıyla halkı daha, daha uyutacaklar. Onlar, milliyetçi olacaklar, evet onlar, onlar ki, birkaç sömürücünün kesesine satmışlardır vicdanlarını. Onlar vatansever geçinecekler, ne kadar gerilik varsa, sırtlarını ona dayayıp... Halkımızın böyle kalması, ezilmesi için ellerinden geleni de gelmeyeni de yapacaklar. Sabahtan akşama kadar millet, vatan, halk diye bağıracaklar. Halkı sevdiklerini söyleyecekler. Tarihimiz boyunca halkımız için bir tek güzel şey , Köy Enstitüleri açılacak, onu kapattıracaklar. Kapatanları da kutsal birer yaratık gibi halka yutturmaya çalışacaklar.
Sayfa 26 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
bizim karşımızda deri yüzenlerin soyundan gelenler, oldukları gibi duruyorlar. Azıcık düşündüler diye, şimdikiler daha kötü yapıyorlar. Yoklukla, açlıkla, polisle terbiye ediyorlar. Bizim Anadolu’nun bir sözü vardır, “ Allah kimseyi aşka terbiye etmesin,” derler. Bizim çağımızın deri yüzücüleri açlıkla terbiye ettiler uzun zaman düşünenleri.
Sayfa 26 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Durumu olduğu gibi tutmak için insanları düşündürmemişler. İşte bizim tarihimiz aşağı yukarı bu.
Sayfa 25 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
İnsanlar düşünmeyi öğrendikleri zaman, dünyayı tarttıkları, ölçtükleri biçtikleri zaman, bir takım çıkarcıların, insanları yüzyıllardan bu yana köle olarak kullananların, ya bu çeşit ya da şu çeşit, canlarına ok tıkandı, demektir.
Sayfa 25 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Düşünmek, tıpatılaşmanın dışına çıkmak demektir. Düşünmek, kişiliği olmak demektir. Düşünmek, en küçük anlamda, var olmak demektir.
Sayfa 25 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam