Benim ellerim de beyazdı, beneksizdi böyle...
Soruyla baktı yeni Rosa:
- Hangi seçimden,
- Hangi kavgadan,
- Hangi uyanıştan,
- Hangi nefretten,
- Hangi sevgiden,
- Hangi barıştan,
- Hangi savaştan sonra oldu bu?
Rosa durakladı:
- Bir gün, o gün mutsuz olmalıyım, kedim Mischa’yı sevecektim tam, hain tırmıkladı elimi, o an, birden ellerimi gördüm... gördüm ki ellerim... durakladı, daha inceden baktı yeni Rosa’ya... ve yüzüm şeftali gibiydi, diriydi vücudum, sesim şarkılıydı, yüreğim çok hızlı atardı...
Yine amansızca sordu yeni Rosa.
- Hangi seçimden,
- Hangi özetleyişten,
- Hangi anlayıştan,
- Hangi duyuştan,
- Hangi arayıştan,
- Hangi buluştan sonra değişti bunlar?
Çıplaktık, yürüyorduk, utanmayı öğrenmemizle unutmamız bir olmuştu, çıplaktık, yürüyorduk. Kimin sınava girdiği unutulmuştu, çıplaklık unutturucudur. Biz unutmak için, kaçmak için soyunanlardandık, kaçmak için. Oysa hatırlamak için soyunulur, hatırlamak için, yüzyıllardan beri unutulanları hatırlamak için. Neyin olmadığını, neyin olamayacağını hatırlamak için, yeniden başlamaya gücü olmak için, seçim yapmak için, seçim yapabilecek açıklığa kavuşabilmek için. Hayır demek için, evet demek için, başkaldırmak için, yakıp yıkmak için, barış için soyunulur, soyunulur.
Aile mutfakta, yatak odasında ve bodrumda savaşın eksilmesini bekliyordu. Savaş eksilmiyordu, önce babalar eksildi, sonra ağabeyler eksildi, savaş eksilmiyordu.
Yasaklar prensesler için değildir. Prensesler hangi yasayı çiğnerlerse çiğnesinler bir şeycikler olmaz, çünkü bir gün prens atla gelerek prensesi kurtaracaktır.
Tante Rosa'nın yaşadığı toplumda kadın, istemediği bir düzeni bırakıp gidebilir, kendi yaşamını yeni baştan defalarca kurabilir. Gerçekte, kadına böyle bir yaşam alanı tanımayan bir toplum için Tante Rosa, Alman olduğu için değil, özgürlüğünü sahiplenen bir kadın olduğu için yabancıdır.