Ben... Ben kelime dağarcığı, sonsuz düşmanlarının yüzleriyle kabarmış ve uzuuuun hatta çok çok uzun bir zamandır ruhunda yara alacak toplu iğne ucu kadar bile yer kalmamış biriyim...
Oblivium Sempiternum Daemonis...
Kötü fallar umurumda değil benim. Serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin. Şimdi olacak bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa, bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış, erken bırakmış ne çıkar. Ne olacaksa olsun!
Şu bir gerçek ki dünya gerçekten mükemmel bir gezegendi ama onu iyi ya da kötü yapan bizlerdik. Cenneti de cehennemi de yaşamak bizim elimizdeydi. Bu adada huzur içinde yaşayabilir, neşe içinde bir ömür sürebilirdik. Ancak burası insanların şeytani arzularını gerçekleştirebilme imkánı buldukları küçük bir cehenneme çevrilmişti. Dünya kurulduğundan beri kötülük vardı. Her zaman ve her yerde... Bunu engellemenin bir yolu yoktu. Sadece zor durumda olanlara yardım eli uzatabilirdik. Yani toplumsal kurtuluşlar sonsuza dek gerçekleşmeyecekti. Bencil bir yaratık olan insan her daim kendi çıkarını düşünecek ve kıçı sıkıştığı zaman da kendisini kurtaracak kahramanlara ihtiyaç duyacaktı. Herkesin sevildiği, sayıldığı, karnının doyduğu, üşümediği ve yanmadığı bir dünyada yaşamak boş bir ütopyadan başka bir şey değildi.