''Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı'' (USBGA) üç öyküden oluşmakta, Ada, Tepe ve Dutlar. Dutlar'ı bu yazıda irdelemeyeceğim, daha çok Andronikos ve İoakim'in gerek kaçış gerek sorgu izleklerinden ve Bilge Karasu'nun metinlerinde öne çıkan ikililiklerden bahsedeceğim.
USBGA Andronikos'un adaya gidişi ile başlar, Andronikos Bizans'ta manastırın-yazıcı manastır- birinde bir keşiş olarak görev yapmaktadır ve o dönem dışardan uzanan eller vasıtasıyla inançta yeniliğe gidileceğine, resim karşısında ibadet etmenin puta tapıcılığa vardığını belirten söylemler dolaşmaya başlar sokaklarda . Bu dışardan uzanan el imparatorun yakın ilişkiler kurduğu doğu imparatorlarına söylenmektedir. Böylelikle inançta yapılan bu rit-alışkı- değişikilği kimilerince kabul görürken kimilerince kabul görmemektedir ama en nihayetinde imparatorun dediği olacak inancın alışkısı yeni bir şey ile, dayatılan bir şey ile yer değiştirecektir.
'' O resimler duvardan indirilemezdi. Onlar, olsa olsa gene boyayla, badanayla, harçla kapatılır örtülürdü. ''
Andronikos adaya çıkmıştır ve önce tepeye doğru çıkıp bir su kaynağı bulup ardından kendine bir barınak yapıp hayatını sürdürmeyi amaçlayacaktır. Bu kısmı bir kenarda bırakalım ve Andronikos'un düşüncelerine biraz daha girelim . Andronikos yeni alışkıyı kabul etmeyeceğini ama inancının eski alışkısını da savunacak denli kuvvetli olmadığının farkına varınca manastırdan kaçmayı düşünecektir.
''Oysa afaroza, işkenceye varmadan, yalnız zindanı düşünmekle yetinmişti. .......
İmdi, demişti o gece, kendi kendine tartışır, konuşurken, zindandan bu kadar korkuyorsam, zindana atılmağı bu kadar korkunç bir şey sayıyorsam inancımın gücünü duyduğumu, inancımı değiştirmemeğe karar verecek ölçüde nasıl söyleyebilir, nasıl düşünebilirim.''
Andronikos daki en belirgin
Yaşamayı eskitmekten
Eskitmek için kullanmak gerektir bir şeyi, herhangi bir şeyi
Yaşamayı tüketmekten
Bu da öyle, tüketmek için başlamak gerekir
Yaşama sanki hiç gelmeyecek, erişmeyecek bir bayram gibi,
bir
Belki, belki bu yoldan giderek
Bir bayram nasıl beklenirse
Belki bu yoldan giderek bir şeye varacak
Bir bayrama nasıl hazırlık yapılırsa, nasıl, yaşamanın bütün kaygıları, işleri, oruçları bayrama yönelirse, o kaygılar, o işler, o oruçlar nasıl o bayramda gerekliklerinin doğrulanışını bulursa
Ama bayram gelirse
Burada duruyor. Bayram, gelirse...
Ama bütün bir ömür bir bayram hazırlığıyla geçer de o bayram gelmezse...
Bayramın geldiğini kaç kez düşündü hayatı boyunca, kaç kez "işte geldi artık" dedi, kaç kez artık gelen bu bayramla
Bugün, bu bayramı gelmiş sayacak mı ki?