Nagihan Arslan

Nagihan Arslan
@Elektra_52
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 18:34
Bu kitap… gerçekten tam bir “nefret ederek okudum ama elimden de bırakamadım” hissi yaşattı bana, İlk kitabın bıraktığı o kaosun üstüne direkt dalıyoruz ve daha nefes almadan kendimizi yine entrikanın, zorbalığın ve o karmaşık ilişkilerin içinde buluyoruz. Öncelikle şunu söyleyeyim: Vega ikizlerinin kalma kararı bence kitabın kırılma noktasıydı. Tam “artık gidiyorlar” derken özellikle Orion’un Darcy’i kışkırtmasıyla bir anda yön değişiyor ya… işte orada dedim ki tamam, şimdi işler kızışacak. Ve evet, kızlar bu kitapta daha dik duruyor, daha karşılık veriyorlar. Ama… itiraf ediyorum, intikam kısmı bana biraz hafif geldi. İlk kitaptaki o sert zorbalıktan sonra beklentim daha “yıkıcı” bir geri dönüştü. Onların yaptıkları daha çok küçük oyunlar, sinsice dokundurmalar gibiydi. Eğlenceliydi mi? Evet. Ama tatmin edici miydi? Pek değil. Kitabın en büyük artılarından biri kesinlikle çoklu anlatım. Sadece Tory ve Darcy değil, varislerin ve Orion’un da kafasının içine giriyoruz. Bu da ister istemez bakış açını değiştiriyor. Mesela Darius… Allahım sinir oluyorum ama bir yandan da “tamam, sende de bir şeyler var” dedirtiyor. Yazar resmen zorla empati yaptırıyor. Ama bu, yaptıklarını affettiriyor mu? Asla. Karakterler kısmında konuşacak çok şey var: Darcy & Orion: Aralarındaki o gerilim… net söylüyorum kitabın en iyi dinamiklerinden biri. Yasaklı, gergin, çekici… tam olaylık Tory: Daha asi, daha net, daha “ben buyum” diyen bir karakter. Ama duygusal gelgitleri bazen yoruyor. Seth: Gerçekten rahatsız edici. Bazı sahnelerde “bu kadarı fazla” dedirtti. Caleb & Darius: Arada kalmalı dramın merkezindeler resmen. Ama ben Darius tarafına daha çok kayıyorum. Max: Var ama yok gibi… bir türlü derinleşemiyor. Şu var ki kitapta ilişki dinamikleri hâlâ oturmamış. Herkes herkese çekiliyor,
Acımasız VârislerSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 2026215 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Nagihan Arslan

, bir kitap okudu
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 18:34
·
2026 62. kitabı
Susanne Valenti
8.6/10 · 215 okunma
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 14:59
Şimdi şöyle başlayayım… Ben bu kitabı aşırı merak ediyordum. Çünkü Gelin’den Serena’yı az çok tanıyorduk ve hikayesi “bak burada bir şeyler var” diye bağırıyordu resmen. Melez bir karakter… yani yarı insan yarı kurt. Zaten daha baştan “kızın başı beladan kurtulmaz” diyorsun ve haklı da çıkıyorsun Serena resmen yürüyen hedef. Türünün ilk örneği olduğu için herkes peşinde: kurtlar ayrı, vampyrler ayrı… üstüne bir de başına ödül konuyor. Yani kızın hayatı direkt kaos. Ve tam bu noktada sahneye kim giriyor? Kuzeybatı’nın alfası Koen Alexander Koen Serena’yı görür görmez bağlanıyor. Yani klasik “eşim” olayı. Ama tabii ki düz gitmiyor hiçbir şey… Adam diyor ki “sen benim eşimsin ama ben senden uzak duracağım.” Ya tamam Koen, biz de yedik bunu Sonra Serena’nın peşindeki tehlikeler artınca bizimki mecburen Koen’in yanında kalıyor ve olaylar yavaş yavaş başlıyor. Ama bak şimdi… Bu kitabı benim için özel yapan şey kesinlikle Serena karakteri. Gerçekten bayıldım. Mizahı, laf sokmaları, o hazırcevap halleri… ama en çok da yaşadıklarına rağmen güçlü kalması. Hani bazı karakterler vardır sürekli saçma karar alır sinir olursun ya—Serena öyle değil. Dürtüsel ama aptal değil. Bu çok önemli bir detay bence. Bir de Misery ile olan sahneleri… keşke daha fazla olsaydı! O ikilinin enerjisi ayrı bir kitap taşır. Koen’e gelirsek… Adam tam bir alfa. Soğuk, mesafeli, sahiplenici, karizmatik… yani “kurt adam” deyince kafanda ne canlanıyorsa o. Ama şunu söylemeden geçemeyeceğim: fazla kapalıydı. Yani tamam gizemli olsun ama bir noktada “bir şey hisset artık” dedirtti bana Yarısına kadar adamın duygularını çözemiyoruz resmen. Bu da ister istemez aralarındaki aşkı biraz geri planda bırakıyor. Kitap akıyor mu? Akıyor. Diyaloglar güzel mi? Çok güzel. Ama… olaylar açısından baktığımda kitabın
AlfaAli Hazelwood · Nemesis Kitap · 2025255 okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 08:45
Kardan Adamın Külleri 2: Ayaz Işıl Işık Bu kitap var ya… gerçekten “nefes almadan okudum” dediğimiz türden. İlk kitaptan gelen o sarsıcı finalin üzerine Ayaz, gerilimi bir tık değil birkaç kat yukarı taşıyor. Daha ilk sayfalardan itibaren insanın içini sıkıştıran bir tempo var ve bu tempo son sayfaya kadar neredeyse hiç düşmüyor. İlk kitaptan sonra içimde zaten büyük bir merak vardı ama Ayaz o beklentiyi fazlasıyla aştı. Hikâye bu kez çok daha karanlık, daha sert ve çok daha derin. Devin İnci Komiser artık sadece bir vakayı çözmeye çalışan biri değil; köşeye sıkışan, sürekli sınanan ve en önemlisi anneliğiyle adalet arasında kalan bir kadın. Oğlunun kaçırılmasıyla başlayan süreç zaten başlı başına yıkıcıyken, Devin araştırdıkça olayın aslında tek bir vakadan ibaret olmadığını fark ediyor. Kaçırılan çocukların arkasında çok daha büyük, planlı ve ürkütücü bir yapı var… ve işte tam burada hikâye bambaşka bir boyuta geçiyor. Okurken insanın içini gerçekten huzursuz eden o gerçeklik hissi çok güçlü verilmiş. Bir de o kimliği belirsiz adam… “oyun başlıyor” mesajlarıyla Devin’i adım adım yönlendirmesi, onu hem psikolojik hem fiziksel olarak köşeye sıkıştırması… sadece bir düşman değil adeta onunla oyun oynayan bir zihin. Kim olduğu, neyi amaçladığı derken sürekli bir tedirginlik hissiyle okuyorsun. Güven meselesi ise kitabın en can yakan noktası. En yakını sandığın insanların bile bir anda yabancıya dönüşmesi… özellikle Mustafa detayı… gerçekten sadece bir ihanet değil, Devin’in inandığı her şeyin parçalanışıydı. Orada ben de karakterle birlikte sarsıldım diyebilirim. Devin’in iç çatışması ise kitabın kalbi. Adalet mi, annelik mi? Kurallar mı, sevdiklerin mi? Bu ikilem öyle güzel işlenmiş ki, bazı yerlerde “ben olsam ne yapardım?” diye düşünmeden edemiyorsun. Çünkü Devin’in
Kardan Adamın Külleri 2: AyazIşıl Işık · Artemis Yayınları · 202691 okunma