Çoğu kişi gerçek yaşamda var olmamış, bilinmemiş birçok cumhuriyet, hükümdarlık düşlemiştir. Gerçek yaşamla, düşlenen yaşam birbirinden o kadar uzaktır ki olanı bırakıp olması gerekenin arkasından giden kişi elindekinden de olur. Çünkü her şeyde ve yerde iyilik perisi kesilen kişi o kadar çok kötü içinde yıkıma uğrar. Bu nedenle bir hükümdarın, ayakta kalabilmek için iyi olmamayı ve iyiliği yerine göre kullanmayı öğrenmesi gerekir.
Şiddet tüm hışmıyla ve bir kerede uygulanmalıdır, halk tadına varmamalıdır yoksa canını yakar. Oysa iyilikler azar azar yapılmalı ki tadına varabilsin.
Büyük insanların, güncelde kendisine yapılmış iyiliklerden ötürü eskiden boyun eğmek zorunda kaldıkları kötülükleri unuttuğunu söyleyen varsa yanılıyordur. Valentino bu seçimde yanıldı ve bu da onun sonu oldu.
Çünkü gerçekten sahiplenebilmek için yakıp
yıkmaktan başka bir çare de yoktur. Ve özgürce yaşamaya alışık bir kenti ele geçiren biri eğer o kenti yakıp yıkmazsa, kendisi o kent tarafından yakılıp yıkılmayı bekliyor demektir.