Elif H.

Çocuğunuz, siz söylediniz diye hemen değişmez !
Okumak ve çalışmaktan zevk almayan bir öğrenci, anne-babası, "Dikkatli çalış, çalışırken kendini ver, anlayarak çalış!" dediği için eski alışkanlıklarını hemen değiştiremez. Çocuktan, şimdiye kadar oluşturduğundan farklı bir kimliğe bürünmesini beklemek gerçekçi değildir ve bu, onun var olan gücünü erozyona uğratır; kendine olan güvenini kaybetmesine yol açar.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Baskı, çocuğunuzun verimli çalışmasını sağlamaz
"Ne kadar çok baskı yaparsam çocuk o kadar çok çalışır ve o kadar çok öğrenir," düşüncesi yanlış ve çok zararlıdır. Bu düşünce, aile ortamını cehenneme çeviren en önemli etkendir. Önce şunu bilmelisiniz ki kendisi istemeden, sırf anne-babasının baskısıyla çalışan öğrenci, aslında çalışırmış gibi görünür ama verimli çalışamaz. Anne-baba sürekli baskı uygularsa, "-mış gibi çalışmak öğrencide alışkanlık haline gelir. Bu kötü alışkanlık gerçekten verimli bir biçimde çalışmayı zorlaştırır.
Sünnet-i Seniyye zırhı
Hayatın her alanında giymemiz gereken zırhlarımız var. Mesela iyi niyet, alçakgönüllülük, hoşgörü, sabır gibi... Ancak daha da önemlisi bence "sünnet-i seniyye" zırhı. İbadetlerimizde samimiyetimizi koruyan yegane zırh.Onu kaybettiğimizde biliyorum ki sıra öze gelecek. Mesela bir düşünsenize, namazlarda sünneti terk ederek başlayan sürecin sonu sizi nereye doğru götürüyor?
O sebeple etrafımızdaki güzellikleri daha bir aşkla seyre dalalım. Her şey aslında ne kadar da muntazam değil mi? Siz de her olup bitenin bir sebebinin olduğunu görüyorsunuz değil mi? Bizi, her anımızı gören, bilen bir Rabbimiz var. Bizi onca nimetin içine bırakıvermiş. Eksik diye gördüğünüz her şey; bir bütünün parçaları, bir bulmacanın şifreleri, bir yapbozun taneleri... Hepsine bir bütün olarak bakınca göreceğiz tüm resmi...
Peki, biz ne yapıyoruz? Onların zihinlerinin karışmasına izin veriyor ve sonra "Hadi o kalbine leke olarak bıraktıkları tüm siyahlıklardan kurtul!" diyoruz. Bunun yerine daha minicikken elleri, yürekleri ve duyguları; yaşayarak, yaşatarak öğretmeli güzellikleri. Ancak bunun için önce güzelliği aramalı, "iyi" olmalı ve "iyi" kalmalı...