Elif H.

"Gözler körleşmez fakat sinelerdeki kalpler körelir."
Reklam
Ömür keskin bir kılıç gibidir. Sen onu kesmezsen, o seni keser. Nefsini hayırla meşgul etmezsen, o seni şerle meşgul eder. Beş liranı çöpe atar mısın? Atmazsın. Peki, beş dakikan boşa gidince neden hayıflanmazsın?"
Hayatımız devasa bir tarladır. Gün bitip geceye ulaştığında, bize iki düzine tohum verilir. Her saat için bir tohum. O tohumların sararıp solacağı mı, yoksa filizlenip serpileceği mi bize kalmıştır. Zira çiçeği büyütmek için yalnızca güneş yahut su kâfi değildir. İkisinden de bir miktar gerekir. Bu dengeyi kuracak olan da bizizdir. Öyleyse ömür bahçesini yalnızca dünyalık işlerle dolduranlar aldanır. Gurup vakti esefle çiçeklerin soluşunu izlerler. Ellerinden başka bir şey gelmez. Oysa hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışanların bahçesi bambaşkadır. Görülmeye değerdir. Onlar, misler gibi tüten çiçeklerle dolu bir bahçenin ortasında huzur ve sükûnet içinde ömür sürerler.
Birinin kimliğini doğduğu yere ya da mezun olduğu okula sıkı sıkıya bağlı görürsek sadece geçmişine bakar ve mevcut becerilerini ya da gelecek vizyonunu göz ardı ederiz. Sadece iyi ailelerden gelen ve doğru geçmiş ve bağlantılarla doğan insanlara başarma şansı tanınırken, idealin altında geçmişe ve kökene sahip ama potansiyeli çok yüksek olan insanlara fırsat verilmez.
Bir insan ne kadar ünlü ya da güzel olursa olsun, ne kadar çok parası ya da gücü olursa olsun, ne kadar harika başarılara imza atmış olursa olsun hepimizin engelleri, kalp kırıklıkları ve kayıpları var. Hepimiz üstünde hiçbir kontrolümüzün olmadığı zorluklarla yüzleşmeye mecburuz.
Reklam