Biraz damarlarında kanın dolaştığını duy, gerçekten hayattan vazgeçecek kadar umutsuz, hülyasız mısın? Artık bu toprak parçasının üzerinde görülecek işin kalmamış olduğuna gerçekten inanıyor musun?
Dünyada hiçbir kimse tasavvur edemezsin ki hayatından hiç olmazsa büyük bir matem geçirmiş olmasın. Sana çarpıldığın musibete karşı kayıtsız, umursamaz davran demiyorum, mümkün olmayacak şeyler tavsiyesinden ne fayda çıkar? Fakat sen her şeyden önce kendi hayatını düşünmekle yükümlüsün.
Zaten kadınların hepsinde var olan bir bedbaht olmak zevkiyle kendini zorla mesut görmemeye çalışarak, o acılıktan adeta bir zevk duyarak kendine yazık ediyorsun.