"Her zaman, her gün, hep aynı şeyi öğreniyorum. Başın dertteyse, canın yanmışsa, bir şeye ihtiyacın varsa fakir insanlara git. Sana ancak onlar yardım eder, yalnız onlar."
Bu insanların tek istediği doğru dürüst bir ömür sürmek, çocuklarını adam gibi büyütmek. İhtiyarladıkları zaman kapılarının eşiğine oturup grubu seyretmek, gençliklerinde dans etmek, şarkı söylemek istiyorlar.
İnsanın bir karış toprağı oldu mu, o toprak artık o insandır. O insanın bir parçasıdır. O insana benzer. Eğer o arazinin üzerinde yürüyorsa, o araziyi işliyorsa, o acı çekerken üzülüyor, yağmur yağdıkça seviniyorsa, o mülk o adamın kendisi olur. Adam da ona sahip olduğu için büyür. Başarılı olmasa bile, toprağıyla büyük olur. Böyledir bu.
Senin günde üç doların yüzünden, on beş yirmi aile hepten aç kalıyor. Yüz kişi yollara düşüyor, yerinden yurdundan oluyor... Sen günde üç dolar kazanasın diye. Hak mı bu?