Ağır ağır sigara sarmaya koyuldum. Sarma işini uzattığımı fark ettim. Bozmadım kendimi. Bütün dikkatim parmak uçlarımdaydı. Sardığım tütün değildi, kağıt değildi. Kendimi, kendimle sarıyor, sarmalıyordum.
Bir şey içime oturmuş kalmıştı. Yok olmak. Toz olmak itiyordum. Varlığım orada olmamalıydı. Gelip beni alsalardı. Uzaydan ya da bir yerlerden gelselerdi. Sessiz ssedasız kaybolsaydım. Yerime Kız Kulesi'ni bıraksalardı.
Fazlaca iyiydim. Bunun acısı sonra çıkacak, kainatın tüm yangın tarihler bir araya gelip tek cilt olacaklar, kapakta da kendi külünden yeniden doğan, aldırma gönül resmi yer alacaktı.