Elفida

Elفida
@Elfidason
يَا رَبِّي أَنْتَ تَكْفِينِي
46. Hiç yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki bu sayede düşünen kalpleri yahut (olanları) duyacak kulakları olsun. Gerçek şu ki gözler kör olmaz, fakat (asıl) göğüslerde olan kalpler/basîretler kör olur. [bk. 20/128; 32/26] (İnsanda asıl olan kalp gözünün görmesi/basirettir. Gerçek körlük bunun körlüğüdür. İşte inkârcıların kafalarındaki gözler değil kalp gözleri kördür; ibret almazlar. Hakikat ne kadar meydanda olursa olsun idrak etmezler.)
Sayfa 20 - Hac sûresi
Reklam
18. Görmüyor musun ki göklerdekiler, yerdekiler, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan bir çoğu, şüphesiz bizzat Allah’a secde ediyor. (İnsanlardan) bir çoğunun da üzerine azap hak olmuştur. Allah kimi hor kılar (alçaltır)sa, artık onu yükseltecek yoktur. Şüphe yok ki Allah ne dilerse (onu) yapar. [bk. 17/44][7]
Sayfa 17 - Hac sûresi
Ya İlahi" dedi, "ben Ahmed, garip Ahmed, gafil Ahmed, kulun Ahmed, Kul Ahmed. Medet ya Rab, medet... Ben bilmezken Sen öğrettin, ben görmezken Sen gösterdin, ben yok idim Sen var ettin. Akıl verdin, gönül verdin, can verdin, isim ve cisim verdin. Şimdi Seni bilmemek hak mıdır bana? Senden söylememek dilime layık mıdır? Her uzvumun bir zekatı vardır. Dilimin zekatıdır Seni söylemek, ayaklarımın zekatıdır Sana yürümek, gözlerimin zekatıdır her var olanda Seni görmek; gönlümün zekatıdır Seni sevmek, aklı- mın zekatıdır Seni bilmek. Ve imanım. İmanımın zekatıdır ki, bilmeyene Seni söylemek...
Sayfa 195 - Nesil yayınları 26. Baskı·Kitabı okudu
Yaraların... Hepsi iyileşecek, gözlerin tekrar görecek. Amma ki gönlün. O doğuştan âmâ... Gönlün görmesi için gözün âmâ olması gerektir şimdi.
Sayfa 189 - Nesil yayınları 26. Baskı·Kitabı okudu
Merhum şair Necip Fâzıl şöyle demişti: “Otuz yıldır saatim işlemiş ben durmuşum / Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.”
Sayfa 13 - Pdf
Kur’ân-ı Kerîm Meali
Reklam