Elif Bekdemir

Elif Bekdemir
@Elfjo0
Türk Dili ve Edebiyatı
Isparta
10 okur puanı
Şubat 2024 tarihinde katıldı
Artık saklamaya ne gerek var? İşte bütün kırıklıklar içinde geçen gençlik sevdasının emel özeti; o aydınlık düşlerinin genç kızı; hayatında birinci ve sonuncu olmak üzere seveceği varlık; işte o biraz önce gülerek, dudaklarını basarak, hafifçe başıyla selamlayarak “Efendim!..” diyen Lamia’ydı.
Alıntı
Reklam
Bakınız o siyah peçenin, siyah çarşafın, siyah saçların altında parlayan siyah gözlerden bir şey akıyor… Sanki siyah bir nur ki baş döndüren ateşli bir sevda havasıyla vücudunu sarıyor, yakıyor; ama okşayan bir ateş ki sıcak bir öpücük gibi…
Alıntı
Hiç mahalle çocuklarının oynadıkları bir yıkıntı yerinden, süslü bir bebek gibi küçük bir kız geçerken rastladın mı? Bütün o kaldırım çocukları o küçük nazlı kızın güzelliğine, inceliğine karşı duydukları bir kıskançlıkla birden nasıl tutuşurlar, nasıl arkasına düşerler, bağırırlar. İçlerinde taş atan, söven, hatta güzel giysilerinin eteklerine sarılan azgınlar olur. Bu, insanların doğuştan gelme bir halidir. İşte, senin yazdıkların basın alanından geçerken, bu yolda kıskançlık yaygaralarıyla karşılaşıyor, o kadar.
Alıntı
Bir taze ruh ki hayata bir umut parıltısıyla açılıyor; sanki zamanın bakir göğsüne güneşin öpüşünden, onun sevda dudaklarının dokunuşundan tutuşmuş bir bahar sabahı... Ama sonra yavaş yavaş ufuklar yanmaya, yana yöreye bir ateş havasının baygınlıkları yayılmaya başlıyor, o saf ve taze ruha hayatın ilk sıkıntı ve zorlukları yavaş yavaş sokuluyor... Hayat çekişmesi… Daha sonra umut güneşi o kırılmış yüreğin emel kalıntılarına hüzünlü bir veda bakışıyla süzülüp gidiyor: O vakit sonucun kara bulutları...
Alıntı
O genç kız, ki tanımıyor, bilmiyor, görmemiş, varlığından belirgin olarak haberi yok; ama seviyor. Bütün gençliğinin sevdadan yoksun geçen ihtiyacıyla, bütün aşk yeteneğinin özlemiyle seviyor. Onun ayaklarına atılmak, başını dizlerine koymak; gözlerini, bir düşlemenin şiirinde kaybolarak, ona dikmek; ellerini bütün hayatının bir teslimiyet belgesi gibi onun ellerine terk etmek; sonra hüzünlü ama mutlu, gönlü kırık ama mutlu, yavaş yavaş, damla damla sıcak yaşlarla ağlamak isterdi...
Alıntı
Reklam