Kapının üzerindeki pencereden bir duman gibi süzüldüm kent sokaklarına. Çok kalmadım bu lanetli kentte. Dünyayı dolaşmaya koyuldum. Evreni kapladım. Deniz oldum. Yıkadım tüm yaratıkları. Akça pakça oldular. Tertemiz, pırıl pırıl oldular.
— Kobayımız öz mantığına aykırı olarak iyiliğe yönelmektedir. Yaptığı kötülükler de bizlerin mantığına aykırı geldiğinden onu değiştirdik. Kötülük yapma isteği kafasında belirdiği an tüm vücudunu ağrılar, sızılar kaplıyor. Bunlardan kurtulabilmesi için de kötülüğün tam karşıtı olan iyiliğe yıldırım hızıyla yönelmesi gerekiyor. Soracağınız var mı?
— Seçme hakkı yok…
— Beyler iki yıldır Dev-Tut’ta yatan bu delikanlı 730 gün sonra gene katil ruhlu, terbiyesiz, küstah bir yaratıktı. Değişmiş miydi hiç? Evet. Tutukevi ona yağcılığı, gönlü istememesine rağmen tatlı tatlı gülmeyi, ikiyüzlülüğü öğretmişti. Bunların yanı sıra türlü türlü kötülükler, topluma zarar verebilecek namussuzluklar da öğrendi küçük dostumuz.