Gözlerimi açıp kapamanın bu denli büyük bir mutluluk getireceğini önceden söyleselerdi yüzlerine gülerdim. Neyse, göz kapaklarımla saatlerdir evrenin tüm yabanlıklarına tanıklık eden gözbebeklerimi örttüm.
Tanrı biz kullarından ne istiyor? Tanrı’nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı’nın gözünde?
Küçük hapishane kilisesine kadar tekme tokat götürdü beni. Gardiyan kötü yürekli, gaddar biri değildi. Ne var ki esnemek, kaşınmak, yemek yemek gibi olağandı tutuklulardan birini götürürken tekme atmak, tokat vurmak.
Kemikleri sayılacak kadar zayıf olan başımızın belası kendini koruyamıyordu bile. Çenesiyle gücü arasında bu denli büyük ayrım varken ne diye arkadaşlık dilenmez, düşman aranır anlayamadım.