Hemen sonra, Tanrı’nın ilk dersini hatırladım: ‘İnsanın içinde ne vardır?’ İnsanın yüreğine sevginin egemen olduğunu öğrendim. Tanrı’nın vaat etmiş olduğu şeyleri bana açık etmesiyle rahatlıyordum; ilk kez işte bunun için gülümsedim.
Uyurken vücudum haz içinde. Ama zihin, dostum! Zihnin uykusu bir işkence. Zihin susarsa her şey siliniyor. Düşüncenin yok olması bir felaket. Hayatın iptali gibi, bilincimin sönmesi bana ölümden beter geliyor. Zamanı gelince bir kere öleyim, tamam, ama rüya görmediğim gecelerin temsil ettiği ufak ölümler beni çıldırtıyor. Rüya görmediğim geceyi kayıp sayıyorum.