Kıbrıs adı
“Kıbrıs, Aşk Tanrıçası Homeros’un ‘Kypris’ olarak hitap ettiği ve ‘dalgalardan doğan’ anlamına gelen ‘Afrodit’in doğduğu yer’ olduğu rivayet edilir.
Ayrıca bakır madeni birçok yere adadan gittiği için, bazıları ise adanın adını bakırdan aldığını söyler (‘kubar’ Sümerce’de ‘bakır’ anlamına gelirdi). Belki de bakır Kıbrıs’a değil, Kıbrıs bakır’a isim babalığı yapmıştır.
Bazıları da adada bolca yetişen ve ‘Kına Çiçeği’ olarak bilinen ‘Kypros’tan geldiğini; Mitoloji sevenler ise Aşk Tanrıçası ‘Kiprus’tan geldiğini söyler.
Kimine göre de ada adını ‘Cupress’ yani ‘Servi Ağaçları’ndan almış. Bu arada, eğer bir evin bahçesinde, sokağında servi veya hurma ağacı varsa ve evin panjurları yeşilse, bilin ki o bir Türk evidir. İngilizlerin evleriyse beyaz panjurlu, Rumlarınkilerse mavi panjurludur.”
Kadınlar, her zaman şifacıydı. Onlar Batı tarihinin lisanssız doktorları ve anatomi uzmanıydılar.... Halk onlara "bilge kadın" , otoriteler ise "Cadı" ya da şarlatan dedi. Tıp, kadınlık mirasımızın, tarihimizin ve doğuştan getirdiğimiz hakların bir parçasıdır