2024'ü geçtikten sonra artık tüm madenlerimizi kullanmaya başlayıp özellikle bol bol jelibon madeni çıkarmaya başladık. Yüz yıllık eziyet bitti artık! Lozan yüzünden Türk halkı başta jelibon olmak üzere eti puf, harıbo, BIM poşeti gibi yeraltı kaynaklarımızı çıkaramıyordu. Bu kabus gibi günler bitti sonunda!
Gerçi barış anlaşmalarında " anlaşma şu tarihte bitecek " diye bir madde olmaz ve velev ki olsa bittiği tarihte de savaş olur ama " lale kardeşlerimiz " bu yalanı yıllarca söylerken ne Allah'tan korktular ne de kuldan utandılar!
Bir de Lozan'da gizli maddeler varmış! Maddeler o kadar gizliydi ki, Türk devleti " aramızda kalsın " diye Lozan tutanaklarını TBMM kararıyla, tam metin olarak 1924'te yayınladı. Osmanlı yazısıyla basılan tutanaklar günümüz Türkçesine çevrilip 1969-1973 yıllarında da 8 cilt olarak Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nce yine tam metin olarak yayınlandı. Peki, Lozan'ın bazı bölümlerine sansür uygulayıp, bu bölümleri yayınlamayan kimdi? İNGİLTERE VE FRANSA! Evet, yanlış okumadınız! Türkiye’de tam metin olarak yayınlanan Lozan tutanaklarının bazı bölümlerine 1923'te Fransa tarafından basılan Sarı Kitap'ta ve yine 1923'te basılan Mavi Kitap'ta yer verilmedi.
NEDEN?
Lale kardeşlerimize göre, Türkiye’nin bağımsızlığı karşılığında, İngiltere'ye hilafeti kaldırma sözü verdik. Peki , gerçekler öyle miydi?
Bu sorunun cevabını anlamak için, İngiltere'nin İzmir Konsolosu Charles Blunt'un, Büyükelçi Henry Lytton Bulwer'e 28 Temmuz 1860 günlü, İzmir için gönderdiği rapordan başlamak lazım:
" Bölgenin genel durumu gün geçtikçe iyileşmekte. Ancak bu iyileşmeden yararlananlar Türkler değil, onları soyup soğana çeviren Hristiyanlar... Askerden dönen Türkler köylerini, kentlerini tanıyamayacak kadar değişmiş buldular. ( Askerlik yedi ila on yıl sürüyor ).