"Keşke ölüler ölü olarak kalsalar.
Neden beni ve içimdeki güzelliği ölüler yönetecekmiş?
Güzellik canlı ve ölümsüzdür.
Dillerse gelip geçicidir.
Hepsi ölü tozudur."
Mesele, kafasının zayıf ya da yetersiz oluşu değildi, düşünme eğitiminden ve düşünmek için gerekli düşünce araçlarından yoksun olmasa kafası alacaktı her şeyi. Böyle olduğunu tahmin etti ve bir süre, içindeki tüm kelimeleri öğrenene kadar sözlükten başka kitap okumamayı düşündü..
...
Şimdi ise evrimin sadece bir kuram değil, kabul edilmiş bir gelişme süreci olduğunu, bilim insanlarının artık bu kurama karşı çıkmadığı, sadece evrim yöntemi konusunda ayrıldığını öğrenmişti.
Kitaplardaki romantizm, güzellik ve yücelik gerçek oluyordu. Düşlerinin, hayal dünyasının çatlaklarından dışarı süzülüp gerçeğe dönüştüğünü gören bir insanın o nadir ve bahtiyar durumunu yaşıyordu..