" Sevmek şöyle ey sevgili dost.. Sensiz doğan güneş bile anlamsızdır dünyada benim için... Sen olmadan bana baharlar kış geliyor... Yaşamak ölmekten bile hazin geliyor.. "
Büyük annesi Zahide 'nin sözleri geldi aklına:
"Evlilik açılmamış bohça gibidir kızım. İçinden ne çıkacak bilinmez.
O bir ahiret gömleğidir ki giyinmek kolay olsa da çıkarması pek zordur.
Dar olursa yakar yapışır, geniş olursa doyumsuz bir cennet yaşatır."
"Keşke ölüler ölü olarak kalsalar.
Neden beni ve içimdeki güzelliği ölüler yönetecekmiş?
Güzellik canlı ve ölümsüzdür.
Dillerse gelip geçicidir.
Hepsi ölü tozudur."
Mesele, kafasının zayıf ya da yetersiz oluşu değildi, düşünme eğitiminden ve düşünmek için gerekli düşünce araçlarından yoksun olmasa kafası alacaktı her şeyi. Böyle olduğunu tahmin etti ve bir süre, içindeki tüm kelimeleri öğrenene kadar sözlükten başka kitap okumamayı düşündü..