Olayın bir yanında daha önceden duyduğunuz öykü var. Soykırım. Kölelik. Sömürgecilik. Savaş. Eşitsizlik. Yoksulluk. Despotluk. Cinayet, zina ve hırsızlık. Çirkin, acımasız, kısa.
Kendi kaderiyle baş başa kalan insanlar kaçınılmaz olarak daha ilkel dürtülerine, kendilerini yok eden şiddete başvuracaktır.
Her insanın içinde dünyayı olduğu gibi görme gücü ama onu yine de yok etme güdüsü vardır. …
Dünyayı değiştirebilir misiniz? Ya da dünyayı değiştirmek için sadece bir kişiyi öldürmeniz gerekseydi bu kişi dostunuz bile olsaydı yapar mıydınız, ya da sevdiğiniz kadın, ya da hiçbir şeyden habersiz bütün suçları güçlü olmak olan 5 diğer kişiyi?
Öncelikle bu kitap 3 lü serinin 2. Kitabı. İlk kitabını da bayılarak okumuştum. İkinci kitabı da öyle oldu. Hikayenin nereye nasıl evrileceğini tahmin edemedim. Sürekli bir sürpriz çıkıyor ve bu sürpriz sonrası akış değişiyordu. Ve buna bayıldım. Rahatsız edici ya da alakasız değildi.
Distopik bir evren, dünyada bazı kişilerin farklı güçleri olan bir evrende geçiyor. Ancak daha önce okuduğum evrenlere göre daha insancıl, yani kitabı okurken sadece bir olay anlatıp akıp gitmiyor. Hikayenin içindeki alt metinleri yakalayabiliyorsunuz. Kitabı okurken aynı zamanda düşünmenizi de sağlıyor. zaman kavramını, bilişselliği, dünya görüş açılarını, güçlülük ve güçsüzlük durumu, içsel sorgulamaları.
Ben beğendim ve hikaye nasıl ilerleyecek diye merakla bekliyorum. 3. Kitapta görüşürüz