Elif

Elif
@ElifOrda
Vakit varken tomurcukları topla. Zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir.
Bir gece Vafeya, "Hiç âşık oldun mu Firdevs?" diye sordu. "Hayır Vafeya, hiç âşık olmadım," yanıtını verdim. Bana şaşkınlıkla baktı ve "Ne tuhaf!" dedi. "Neden tuhaf buldun?" diye sordum. "Bakışlarında âşık olduğunu söyleyen bir şey var." "İnsanın bakışlarında aşkı ele veren ne olabilir ki?” “Başını sallayıp, "Bilmiyorum," dedi. "Fakat özellikle senin, aşksız yaşayamayacak biri olduğunu hissediyorum." "Ama ben aşksız yaşıyorum." "O halde yaşamın bir yalan; ya da hiç yaşamıyorsun.”
Metis Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Aynanın önünde yüzümü seyrederek öylece durdum. Ben kimdim? Firdevs diye biriydim. Büyük yuvarlak burnumu babamdan, ince dudaklarımı annemden almıştım. Tüm bedenimi mutsuzluk sardı. Burnumun büyüklüğünü de, dudaklarımın biçimini de beğenmedim. Babamın öldüğünü sanmıştım; gene de işte şu büyük, çirkin yuvarlak burunda yaşıyordu. Annem de ölmüştü, fakat bu ince dudaklı ağızda sürdürüyordu yaşamayı. Bense, yeni elbiselerim ve ayakkabılarımla hep aynı Firdevs'tim. Aynaya karşı derin bir nefretle doldu içim. O andan itibaren bir daha hiç aynaya bakmadım.
Metis Yayınları·Kitabı okudu
Onun sularında yüzüyordum. Çıplaktım ve yüzmeyi bilmiyordum. Fakat ne soğuğu hissediyor, ne de boğuluyordum.
Metis Yayınları·Kitabı okudu
Orada taşlaşmış bir halde kalakaldım. Gardiyan işine devam etmek üzere yanımdan ayrıldı. Kendimi boş yere hareket etmeye, arabama binip gitmeye zorladım. Yüreğime, bedenime, tuhaf bir ağırlık çökmüştü; bacaklarım tutmaz olmuştu. Tüm dünyanın ağırlığından daha ağır bir duyguydu bu; toprağın üstünde duracağıma altında bir yerlerde gömülüydüm sanki. Gökyüzünün rengi değişmiş, toprak gibi kara olmuştu ve olanca ağırlığıyla üstüme çöküyordu. Bu duyguyu yıllar önce de tatmıştım. Beni sevmeyen birine âşık olmuştum. Kendimi reddedilmiş hissediyordum; beni terk eden yalnızca o, koca dünyadaki milyonlarca insandan yalnızca biri değildi; bütün canlıları ve nesneleriyle koca dünyanın kendisiydi.