"Bununla birlikte, bu yarım akıllı, bir insandı ve bu yüzden de Tanrı nazarında Albay Yunoşa kadar değerliydi. Bir başkasına tokat attı diye bir bireyin elinden yaşamı alınabilir miydi, ceza niyetine? Burada, suçla ceza arasında korkunç bir orantısızlık vardı."
"Mülkiyet hırsızlıktır' formülü, İngiliz Anayasası'ndan daha uzun bir süre, hatta insanlar var oldukça bir hakikat olarak kalacaktır. Bu hakikat mutlaktır ama bunun sonucunda ortaya çıkan göreli, yan hakikatler vardır. Bu göreli hakikatlerin ilki, Rus halkının mülkiyete dair düşüncesine ilişkindir. Rus halkı başka insanların mülkiyetine, bir başka deyişle toprak mülkiyetine katılma hakkını en fazla engelleyen, çalışmayla pek ilişkisi olmayan o en katı mülkiyete karşı çıkmaktadır. Bu hakikat bir düş değildir, bir olgudur, Kazak topluluklarında kendini göstermiştir. Bu hakikat, Rus bilgin tarafından olduğu gibi "Bizi Kazakların yanına katsınlar razıyız ama yeter ki toprak özgür olsun," diyen mujik tarafından da gayet iyi anlaşılmıştır. Böyle bir fikrin geleceği vardır. Rus devrimi ancak bu fikir üzerine inşa edilebilir. Rus devrimi, Çar ve zorbalığa karşı değil, toprak mülkiyetine karşı gerçekleşecektir."