"İçinde intikam hissi saklamak için insanın önce yılmama gücüne sahip olması lazım. Bazısını şarapnel yıldırmaz da sefalet yıldırır. Ben artık bitmiş bir adamım der. Buna da kendisini bir kere inandırırsa insanın düşemeyeceği alçaklık çukuru kalmaz. Yılgınlık adamda hesap, kitap, mantık bırakmıyor."
"Çöküntü devirlerinde iki çeşit insan meydana çıkıyor: Namussuzlarla namuslular. İki tarafta da boğuşma büyük bir şiddetle açıktan yürüyor. Hele önce vatandaş sonra insan olunması gereken dehşetli sıralarda faziletle alçaklığın boğuşması kadar korkunç muharebe yok. Muhaberede düşman karşıdadır. Üniformalıdır. Az da olsa çokta olsa bir zaman sonra önemi kalmaz. Kaçarsın kovalarsın. Anında ölenler, yaralananlar olur ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. Oysa esir bir şehirde dost kim düşman kim bilinmez."