Masumiyet Müzesi’ni canım arkadaşımla beraber okuduk ama hislerimiz o kadar farklıydı ki… O büyük bir heyecanla sayfaları çevirirken, ben "artık bitse de kurtulsam" modundaydım. 😅 Kemal’in bencilce tavırları ve Nesibe Hanım’ın kızını ateşe atması beni hikayeden soğuttu. Benim için asıl masum kesinlikle Sibel’di. ✨
Aslında kitabı sırf dizisini izlemek için bir hevesle öne çekmiştim; kuralım belli: "Önce kitap, sonra ekran!" 📚 Beni şaşırtan tek güzel şey ise dizinin kitaptan kopmaması oldu. 70’leri görmemiş olmama rağmen kafamda kurduğum her detay ekranda da aynıydı, bu uyum beni çok mutlu etti. 🕰️☕
Siz hangi taraftasınız? Heyecanla okuyanlardan mı, yoksa karakterlere kızmaktan yorulanlardan mı? 👇
İnsan her istediği olmayınca kendini eksik ve mahrum hisseder.
Ama "bu bana verilmedi çünkü benim için hayırlı değil" diye inanırsa, bunu bir kayıp değil korunma olarak görür. 🌿