908. Huzeyfe ibnü’l-Yemân radıyallahu anh şöyle dedi:
Dilimin kırıcı olduğunu Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme şikâyet ettim. Bunun üzerine şöyle buyurdu:
“İstiğfâr ile aran nasıl? Ben Allah Teâlâ’ya her gün yüz defa istiğfâr ederim.”
653. Enes ibni Mâlik radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ, kulunun bir şey yedikten sonra hamd etmesinden, bir şey içtikten sonra hamd etmesinden hoşnut olur.”
1223. Ebû Hüreyre radıyallahu anh, Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemi şöyle buyururken dinlemiştir:
“Size neyi yasaklarsam ondan sakının ve size neyi emredersem onu da elinizden geldiği kadar yapın. Çünkü sizden öncekiler peygamberlerine çok soru sormaları ve aldıkları cevaplar konusunda ihtilâf etmeleri yüzünden helâk oldular.”
Vâbisa bin Ma‘bed radıyallahu anhdan rivâyet edildiğine göre, bir gün Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzûruna geldi. Allah’ın Resûlüna:
“(Vâbisa) İyilik ve kötülüğün ne olduğunu sormaya mı geldin?”
buyurdu. O da:
“Evet” dedi. Peygamber aleyhisselâm şöyle buyurdu:
“Kalbine danış. İyilik nefse güven veren, kalbi tatmin eden şeydir.
Günah ise kalpte iz bırakan şeydir; başkaları fetvâ verse, nice fetvâlar verse bile günah, vicdanı rahatlatmayan şeydir.”