Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bi âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak...
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Uçan balıklar havada ancak çok kısa bir süre kalabilirler, sonra tekrar kendilerini suya bırakmak zorundadırlar. İzin verin de, ben de kendimi kendi deryama bırakayım.