“Bir benzetme yapacak olursak, bir insanın acı çekmesi, boş bir odadaki gazın davranışına benzer. Boş bir odaya belli bir miktarda gaz verildiği zaman, oda ne kadar büyük olursa olsun, gaz odanın tamamına yayılır. Ne kadar küçük ya da büyük olursa olsun, acı da insanın ruhuna ve bilincine tamamen yayılır.Dolayısıyla insanın çektiği acının “büyüklüğü” kesinlikle görecelidir.”
Ida bekar bir mimar. Ama Ida’yı sadece bu şekilde nitelemek eksik olur. Çocukluğundan beri bir çok konuda başarılı olmuş fakat ebeveynleri tarafından farkedilmeyen başarısı ve kendisi O’nu derin olumsuz duyguların içine hapsetmiş. Evet belki Ida bazı yanlış gözüken durumlar içinde kaldı fakat O’nu buraya iten aile içindeki konumu, ebeveynlerinin tutumunu gözardı edemeyiz. Aile içindeki ayrımcılığın sevgi eksikliğinin sonuçlarını çok net gösteren bir kitaptı gerçekten. Okurken en çok istediğim Ida’nın ailesi ile ona hissettirdiklerini paylaşması ve farketmelerini sağlamasıydı. Belki bir şeyler değişmezdi ama Ida hapsolduğu karanlık duygulardan kendini kurtarabilirdi.
Çocukluk yaşantılarını gerçek anlamda tamamlayamamış, almaları gereken sevgiden mahrum kalmış tüm yetişkinler biliyorum zor ama eksik kalmış yanlarımızı tamamlamak için belki de sadece kendimize ihtiyacımız vardır.
YetişkinlerMarie Aubert · Yan Pasaj · 2024284 okunma