Elif tosun

Elif tosun
@Elifint
Eserlerim bana aittir sevmeniz dileğiyle… Yorum yapmaktan kaçınmayalım;))
72 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Belirsiz bekleyiş
Belirsizlik… Daha korkutucu bir his gelmiyor aklıma; benliğimi aşındıran, her saniyesi acı veren bir zaman dilimi. Olacaksa olsun! Ne olursa: iyi veya kötü… Önemli olan bunlar değil. Beni çileden çıkartan: “Ya kötü olursa?”, “Acaba iyi olacak mı?” Arasında git geller ile boğulduğum o korkunç bekleyiş. Bakarsanız, çaresi de zaman değil.Her acı için “İlaç zamandır, geçer.” deriz. Zaman geçtikçe her duygu biraz pas tutar; bilakis, bekleyiş farklıdır. Zaman bu sefer bedene işler, içiniz paslanır. Ne kadar zaman geçerse, belirsizlik de o kadar artar ve her saniyesinde o acı çekilmez bir hal alır. Yani beklemek, umut etmek ve korkmak arasında gidip gelmek, zamanı daha da yavaş hissettirebilir. Belirsizlikle başa çıkmak, sıkıntılı bir bekleyişin ortasında bile içsel gücünüzü korumak demektir. Evet, zaman bazen iyileşmeyi getirebilir; ancak bazen de belirsizlik ve korkuyla daha da zorlaştırmış olur. Elife ait…
Reklam
Kırık kalpler tiyatrosu
Kırık Kalpler Tiyatrosu: Sahnesi herkese açık, bileti bir insan kadar ucuz. Fakat her seferinde hayal kırıklığı yaratan berbat bir oyunculuk üzerine de sürekli tekrarlanan aynı bilindik senaryo ekleniyor. Oyuncuların maskeleri altında hep bir yalan gizli ve tiyatronun perdesi sahnedekilerin kusurlarını seyirciye gizlemek için yeterince yeterli değil.Çok yazık gerçekten çok yazık… Nerede yanlış yapıyorum? Sahne ışıkları hep bu kadar parlak mı? Gözlerimi yorduğunu yeni fark etmişim. Sahnem… Onlar için önemli mi? İzleyenlerin anladığı kadarım, daha iyisini yapmalıyım hayır bir dakika Kimse ayaklarımdaki nasırları, bileğimdeki şişlikleri düşünmüyor. Herkesin ilgisi, oynadığım bu aptal oyunda. Ne izliyorsunuz? Neden buradasınız?! Değerim ne kadar? Sadece izlendiğim kadar mı varım? O zaman ne olacak benim çabalarım? Peki öyleyse neden hâlâ yüzlerindeki o aptal küçümseyici ifadeyle bu gösteriyi izliyorlar. Belki her seferinde düşmemi umut ediyorlar. Belki berbat oyunum, onların kendi hayatlarını daha tatminkâr kılıyor. Ya da sadece biraz eğlenmek için… Kim bilir? Herkesin kendi nedenleri vardır.
Adanmış
Bir gurur meselesiydi, Ruhunun afetine kapılmam. Öyle bir mesele ki, Yıllardır ecelini bekleyen bir miskin gibi Felaketine kucak açan. Belki bu zelzeleydi Yahut fırtına. Ola ki sevdan ile taşsam, Kapılsam seylabına, Yine de çıkmazdı sesim, Gark olur, sarılırdım suyuna. Olsun, Olacaksa yeni namım mevta, Naaşımı gömsünler yanına. Karışıp toprakla bir olsam, Bir eme yarasam, ayağına yol olsam, Huzura erer, istemezdim bundan gayrı nam. Elif T.
Şeytanın notası
“Friedrich Nietzsche’nin ‘İnsanın şeytanı kendisidir’ sözü, insanın içsel mücadelesini en iyi şekilde ifade eder. Bu ifade, insanın kendi içindeki kötü ve iyi arasındaki çatışmayı ele alırken, özellikle insanın kendi içsel çatışmasını şeytanla ilişkilendirerek tasvir ettiği durumu vurgular. Bunu tesvir etmem gerekseydi, kafamda canlanan tek görüntü, başımda durmadan çalan, bana ölümü hatırlatıp müziğiyle şevk, zevk ve teşvik veren bir şeytan olurdu. Lakin bugün bunu anlatmayacağım. İlgilenmek istediğim, bu sürecin nasıl işlediği; tıpkı iyiliğe karşı şeytanın insana ilettiği olumsuz vesvesenin, insanın karamsarlık halinde kendine verdiği kötü telkinlere benzerliğine dikkat çekmek isterim. Sürekli kötü düşünceyle bitap düşene kadar bu ruh halini karakterize etmekle, birden kendinizi şeytanın notalarını çalarken bulursunuz. Yapılan jam, sizi bir rekabet haline sokacaktır. Bu kişi bilmeli ki, kendiyle olan müzikalinde şeytana kaybetmek, telleri kopana kadar çalmaktır.” Elif T.
Acının döngüsü
"İçimdeki acı neydi, tarif edemem; ama diyebilirim ki acı, karanlık gecelerde hasta ruhumun en sadık refakatçisidir. Acının ne hissettirdiğini nasıl anlatırım bilemem; ama diyebilirim ki kaybolmuş olmanın verdiği çaresizlik, acının kardeşiydi. Öyleyse, bu acının başıma gelmesini nasıl?!engellerdim, bilemem; ama geçsin diye başımdan geçenleri çoktan dilime nişan yaptım bilirim. Ya bir daha olursa korkusunu nasıl aşarım, bilemem; ama çoktan umudun tohumları ruhuma serpildi." Elifin