Elif tosun

Elif tosun
@Elifint
Eserlerim bana aittir sevmeniz dileğiyle… Yorum yapmaktan kaçınmayalım;))
73 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Belirsiz bekleyiş
Belirsizlik… Daha korkutucu bir his gelmiyor aklıma; benliğimi aşındıran, her saniyesi acı veren bir zaman dilimi. Olacaksa olsun! Ne olursa: iyi veya kötü… Önemli olan bunlar değil. Beni çileden çıkartan: “Ya kötü olursa?”, “Acaba iyi olacak mı?” Arasında git geller ile boğulduğum o korkunç bekleyiş. Bakarsanız, çaresi de zaman değil.Her acı için “İlaç zamandır, geçer.” deriz. Zaman geçtikçe her duygu biraz pas tutar; bilakis, bekleyiş farklıdır. Zaman bu sefer bedene işler, içiniz paslanır. Ne kadar zaman geçerse, belirsizlik de o kadar artar ve her saniyesinde o acı çekilmez bir hal alır. Yani beklemek, umut etmek ve korkmak arasında gidip gelmek, zamanı daha da yavaş hissettirebilir. Belirsizlikle başa çıkmak, sıkıntılı bir bekleyişin ortasında bile içsel gücünüzü korumak demektir. Evet, zaman bazen iyileşmeyi getirebilir; ancak bazen de belirsizlik ve korkuyla daha da zorlaştırmış olur. Elife ait…
Reklam
Eşşek laftan ne anlar
Eşşekçe yaşadığım şu hayatta hiç semerimi indirmedim; hakkım da yoktu buna. Yaptıklarımın affedilmesi mümkün değil. Tanrı'yla aramda çözülmesi gereken bir insanlık davası var. Tanrı'nın tarifiyle bürünmeye çalıştığım o kimliğimden bahsediyorum (insanlık). Sizlere de dediğim gibi, ben daha çok eşşek gibi yaşadım. Yüklü aciz bedenimi gören sizler, heybemde ne taşırım merakı ile yaklaşır bana. Heybemde bir ahlak taşırım; o da size yaramaz. Ahlakım bile bana yük, ben sizden ne anlarım? Ya da siz benden ne anlarsınız? Hiç eşşek olmamışsınız ki, şimdi bana sorarsınız siz: " hiç insan olmayı denemedin mi?" diye. Hatta içinizden insanlık dersi veren de olacaktır. Oysa biri de demez mi: "Oturmuş eşşeğe ne lafı anlatıyoruz biz? eşşek laftan ne anlar?" Elif T.
Canlı eti çürümez insan eti çürür
"Bizim köyde ismi üzerinde Deli Kasap denilen biri vardı. Durmadan 'Canlı eti çürümez, insan eti çürür' derdi. Kasap denmesi de bu yüzdenmiş. Halk korkardı, biz de küçüktük, annem yanına göndermezdi. Üzerinden yıllar geçti tabii, ben hâlâ düşünürüm bunu 'Niçin?' derdi diye. Delidir, sorulmaz; sorsan anlaşılmaz durum bu. Öyle olsa bile köyüme yıllar sonra gittim. Bizim kasap nerede sormaya gerek yok, sesi ve dedikleri hep aynıydı: 'Canlı eti çürümez, insan eti çürür...' Fırsat budur ya, gittim yanına, seslendim: 'Canlı eti neden çürümez?' Baktı gözüme, 'Aptal mısın sen, güneşte bozuluyor musun?' dedi. Güldüm ama kendimi yenileyip sordum bu sefer: 'Ama insan eti çürür dedin, yanlış mıyım?' Uzunca durdu, şöyle bir yokladı beni: 'İnsan canlıdır, amma!düşündükçe çürür,' dedi." Elif T. Düşünmek, insanı ölüme yaklaşırır. Düşüncelerinizi bekliyorum.
Acının döngüsü
"İçimdeki acı neydi, tarif edemem; ama diyebilirim ki acı, karanlık gecelerde hasta ruhumun en sadık refakatçisidir. Acının ne hissettirdiğini nasıl anlatırım bilemem; ama diyebilirim ki kaybolmuş olmanın verdiği çaresizlik, acının kardeşiydi. Öyleyse, bu acının başıma gelmesini nasıl?!engellerdim, bilemem; ama geçsin diye başımdan geçenleri çoktan dilime nişan yaptım bilirim. Ya bir daha olursa korkusunu nasıl aşarım, bilemem; ama çoktan umudun tohumları ruhuma serpildi." Elifin
Yalnız Adam
Bugün iki Kasım; bir adam var karşımda. Hava çok soğuk, o da üzerine almış eski bir palto, sarılmış kendine, yürüyor kaldırımlarda. Suç bu sefer Kasım'da değil. Üşümüş adamın yalnızlık titretir içini, kendine sarılması yetmez. Acıları yakar ama ısıtmaz kalbini. Yüzüne baktıkça yaşlanır hayat, onur yaraları işlenmiş, yüzü çizik çizik. Pek de mutlu değil aldığı bu nişanlardan; o yenilgiye doymuş, mutsuz adam. Omuzları çökmüş, Nefesleri kesik kesik, belli ki adet edinmiş bu nefesi. Kendine ağır geliyor, artık bu adam derin bir nefes almayı bilmiyor, işte o herkesin bildiği gibi yorgun, yalnız bir adam... Elif T.
Reklam