"Bizim köyde ismi üzerinde Deli Kasap denilen biri vardı. Durmadan 'Canlı eti çürümez, insan eti çürür' derdi. Kasap denmesi de bu yüzdenmiş. Halk korkardı, biz de küçüktük, annem yanına göndermezdi.
Üzerinden yıllar geçti tabii, ben hâlâ düşünürüm bunu 'Niçin?' derdi diye. Delidir, sorulmaz; sorsan anlaşılmaz durum bu. Öyle olsa bile köyüme yıllar sonra gittim. Bizim kasap nerede sormaya gerek yok, sesi ve dedikleri hep aynıydı: 'Canlı eti çürümez, insan eti çürür...'
Fırsat budur ya, gittim yanına, seslendim: 'Canlı eti neden çürümez?' Baktı gözüme, 'Aptal mısın sen, güneşte bozuluyor musun?' dedi. Güldüm ama kendimi yenileyip sordum bu sefer: 'Ama insan eti çürür dedin, yanlış mıyım?' Uzunca durdu, şöyle bir yokladı beni: 'İnsan canlıdır, amma!düşündükçe çürür,' dedi."
Elif T.
Düşünmek, insanı ölüme yaklaşırır. Düşüncelerinizi bekliyorum.