Elif tosun

Elif tosun
@Elifint
Eserlerim bana aittir sevmeniz dileğiyle… Yorum yapmaktan kaçınmayalım;))
Öylesine bir kadın
Ben, otuzlarına gelmiş, oldukça çirkin bir kadınım. Şu hayata bir hiç geldim ve herkes için çok yaşadım. Bu uğurda güzelliğimin bir fiyatı kalmadı. Aynı zamanda yaftalamaların ardı hiçbir zaman durmadı. Doğduğumda, adımdan önce kız olduğum duyuruldu. Böylece kendi evimin misafiri oldum; yabancıya isim koymak da işte böyle legal oldu. Babasının yirmisine kadar teslim etmesi gereken emaneti oldum. Kimisi içinse bu yol, evinin sermayesi oldu. Ne olduğunu anlamadan kendimi başka bir evin misafiri olarak buldum. Ne konuştuğum değil, ne kadar sustuğum önemliydi; ne yaptığım değil, ne kadar yararlı olduğum. İşimi ne kadar iyi yaparsam, yerimi korurdum. Güzellik geçti, yaş aldı; zamanı geldi, benliğimi miras bırakıp çocuk vermem istendi. Yıkılan değerim, geçilen hevesleri bununla yeniden inşa etmem beklendi. Ne itibar ne de insanlığım vardı; ben, otuzlarında basit çirkin bir kadınım. Öyle diyorlardı. Çok geçmedi, yerimi bir başkası aldı. Sonra ne mi oldu? Bir ev daha değişti ama misafirliğim aynı kaldı. Elif T.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öylesine bir adam
Yolun yarısında, otuzlarına gelmiş bir adamım. Biliyorum, keşkeler ile olacak yaşlılığım; çünkü yaşayamadığım bir çocukluk, birkaç mısraya sakladığım bir aşığım ve bitmez sandığım bir gençlik var. Gerçekleştirilmeyen hayallerim, hiç yaşlanmaz sandığım anamın gül kokan bir mezarı var. Kaçmak istediğim sorumluluklarım, yetişkin olduğumda geçer sandığım acılarım var. Oysa ben, yetişkin bir insanın hata yapmadığını sanardım. Çabuk atlatır hemen yenilmez sanardım. Sırtladığı hayatı yuvası yapar, altında ezilmez sanardım. Yetişkin olunca insan ana kucağı istemez derdi bir şekilde çözülür sanardım. Ama tutmayan hesaplar ile yolun yarısı bir baharın sonunu yaşıyorum. Geçmiş olana geçmiş ola, sanırım ben yaşamaya katlanamıyorum. Ben otuzlarında bir adamım; bu dünyaya çok geldim, hiç yaşıyorum. Tecrübelerim altında inliyorum. Elif T.
Anlamsızlık
Bir başına, kararlı bir tutarsızlıkla ve hayata sıkıca tutunurcasına yaşam sürüyordu; hem de öyle böyle bir yaşam değil, içi bomboş. İçine doğru katman katman yaşıyordu, içine doğru büyümenin aslında küçülmek olduğunu göremediği müddette, söz konusu bu müddet yaşamına bedel olan uzun bir zamandır.Sadece bencilce yaşıyor ama benlik diye bir şey söz konusu olmuyordu. Umursamazca yaşam sürüyor, içini çürüten değersizlik hissi müdahaleye değer değildi. Herkesle uyumu yakalayacak bir anlamsızlığa sahipti; o mükemmeldi karaktersizliği ve edersizliği hizmet ettiği şeylerin yanında önemli değildi. Herkes gibiydi işte; yüzü gülen herkes gibi, herkesten biriydi. Öyleyse düşünme yetisini düşünerek bırakacaktı; yaşama tutunmuyor gözüyle bakılacaktı. Satır başı bir tutarsızlık daha... Boşverin, unuttu bile; çünkü biliyordu ki dünyanın en berbat kişiliği ile en iyisi olacağını, anlamsızlığın dahi bir değeri olacağını... Elif T.
yorgun kadın
Yorgunluğun verdiği dalgınlık ile, kadın olmanın insan olmaktan zor olduğunu düşündü. Belki binlerce defa insanlık savaşını kazanmıştı, lakin bir kere bile kadınlığına karşı galip gelemedi. Elbette bu kimsenin umursayacağı bir şey değildi. Sonuçta kadın konu olunca, kadınlara yazılan tonla şey varken, kadını yazmanın bu kadar zor olması bir rastlantıdan ibaret olamazdı. Kısaca, kadının insanlığı umursanmaz, adamın insanlığı ise sorgulanmazdı. Canının sıkıntısı ile okuduğu gazeteyi kaldırdı. Başı çeken onca adamın bulunduğu konum, insanlığının adına olması gerekirken, erkekliğini sunduğu bir gösteriydi. Bu durumda ise kadına verdikleri pencereden bakmak kalıyordu. Elif T.
Yalnız Adam
Bugün iki Kasım; bir adam var karşımda. Hava çok soğuk, o da üzerine almış eski bir palto, sarılmış kendine, yürüyor kaldırımlarda. Suç bu sefer Kasım'da değil. Üşümüş adamın yalnızlık titretir içini, kendine sarılması yetmez. Acıları yakar ama ısıtmaz kalbini. Yüzüne baktıkça yaşlanır hayat, onur yaraları işlenmiş, yüzü çizik çizik. Pek de mutlu değil aldığı bu nişanlardan; o yenilgiye doymuş, mutsuz adam. Omuzları çökmüş, Nefesleri kesik kesik, belli ki adet edinmiş bu nefesi. Kendine ağır geliyor, artık bu adam derin bir nefes almayı bilmiyor, işte o herkesin bildiği gibi yorgun, yalnız bir adam... Elif T.