Deli olmadan dağları anlayamazsınız. Peygamberinden, velisinden filozofundan, düşünüründen dağlara çekilen her insana deli meczup ve mecnun gözüyle bakılmiştır.
Oysa tabiat, dünyayı, dağları bir Kızılderili,yani yerli gözüyle görmeye başladığında daha iyi anlamaya başlıyorsunuz. Bir Kızılderili dağından uzaklaşmaya başladığında ölürmüş.
Ölümün nefes alıp almamakla kalbinizin atıp atmamasiyla ilgili olmadığını anlatan sıra dışı, ölçü dışı bir muhayyile.
Çünkü hayatı hissetmek için toprağı hissetmek gerekir.