…sonra o sınırı aşacak bir gücüm olsaydı keşke dedim; kalabalık dünyaya ulaşsam, kasabalara, duyduğum ama hiç görmediğim cıvıl cıvıl yörelere; sonra sahip olduğumdan daha fazla hayat deneyimim olmasını arzuladım…
Eleme, kedere, hattâ sevince bir sınır tayin etmek... Bunu, yalnız şehirlerde olur bilirdim. Meğer insan, köylerde, dağ başlarında ve mağara kovuklarında da samimi olmak, içinden geldiği gibi, içinden geldiği kadar gülüp ağlamak hürriyetine sahip değilmiş.