Belki de hayatınızın en güzel masalını bir gürgen ağacından dinleyeceksiniz.
Ve belki ilk kez masal ardından uyumak yerine sessizce düşüneceksiniz.
Üzerine uzun uzun düşünmenizi gerektiren birçok cümleyi içeriyor bu kısacık kitap.
Hasan Ali Toptaş'ın akıcı anlatımı ile sarıp sarmalamak istiyorsunuz o gürgeni.
Ve merakla hikayeye ortak oluyorsunuz.
"Keşke insanlar dünyayı sevmeyi öğrense; yaşadıkları topraklarda birer misafir olduklarını anlayıncaya ve çocuklarına daha yeşil bir gelecek hazırlamanın bilincine erişinceye kadar, ne yazık ki bu katliam böylece sürüp gidecek!"
Bir gün dünyayı sevmeyi öğrenmemiz dileğiyle.
Çünkü, yıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan.
Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmakarışık bir evrendi.
“İnsanların büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi.Büyük bölümü, birçok güzelliğe dokunamazdı.
Onlar, birer uyurgezer gibi, geçip giderlerdi güzelliklerin yanından. Ya da, kafalarına taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken, onun uğruna, birçok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi.”