Niceleri geldi, neler istediler
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler. -Ömer Hayyam
Dan Brown'un ilk okuduğum kitabı değil, en iyisi de değildir bence . Ancak ilk başları biraz sıkıcı olsa da Brown'un diliyle, temiz çevirisiyle kitaba bağlanabiliyorsunuz.
Robert Langdon'ın bir öğrencisi ve aynı zamanda yakın arkadaşı Edmond Kirsh'in önemli bir konferansı için Bilboa'ya gider ve konferansta birtakım olaylar gelişir. Langdon bu olayların peşine düşer. Kitap aslında Brown'un tarzı olsa da değindiği konu belkide bir kurgu olmasının yanında gerçek evrenle de bağlantılıdır. Yapay zeka, insanların artık teknolojiye sıkı sıkıya bağlanmaya başlaması ve artık dünyaya hükmetmeye çalışan teknolojinin varlığı gibi konulara da değinmiş. Teknolojinin ve bağımlılığın insanoğlunun varlığını tehdit eden bir güç olarak anlatmaya çalışmıştır. Bu konulara değinen Brown en çok fizikseverleri kendine bağlayacaktır.
Tabi ki ilk başta bahsettiğim gibi Dan Brown'un en etkileyici kitabı olmadığı gibi kendisine bu kadar yavaş bağlayan kitabı da yok herhalde .