Sözlerime nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Birçok kitap okumuşluğum vardır. Ama böylesine bir romana denk gelmemiştim. Okuduğum her kitaptan bir şeyler öğrenmişimdir her zaman. Ama bu kitaptan çok farklı şeyler öğrendim. Mesela geçmişte acı çekmiş her insanın sır gibi saklanan acı dolu bir hikayesi olduğunu öğrendim. Devletlerin hepsinin iktidar mücadelesi adına zulm edebileceğini öğrendim. İnsanın sadece insan olduğunu anlamış bir milletin olamadığını öğrendim. Bu yüzden acı çeken insanların tüm olanlara rağmen yaşamak zorunda olduğunu öğrendim. Belkide bunları çok daha önce öğrendim ve şimdi bu kitapla itiraf ediyordum. Gibi gibi...
Romanda üç yerde çok etkilendim. Takdir edersiniz ki, biri romanın başkahramanı Maya Hanımın babaannesinin hayatı, ikincisi anneannesinin hayatı ve son olarak Maximilian ile Nadia'nın hikayesi...Bu kısımları okurken her şey zihnimde canlanıyordu. İçimde tarifsiz bir acı, gözlerimde bir doluluk hissettim. Bu hayatları ve yaşananları neden kimse konuşmuyordu? Bilmiyorum. Bilmemek daha mı iyiydi? Bilmiyorum. Ama sanırım ben insanların hikayelerini bilmek isterdim. Gerçekten bilmek isterdim. Çünkü, onların hikayelerini bildikçe onları hatırlayacak ve anacaktım isimlerini. Okuduklarım hâlâ zihnimde dolaşıyor.
Yine kendimi sorguladığım ve keşke daha önce okusaydım dediğim bir kitap. Yazarın eline, emeğine ve kalemine sağlık. Böyle bir kitap yazdığı için minnettarım.
Son olarak, bu acıklı hikayeyi hiç unutmayacağım. Her aklıma geldiğinde Maximilian ve Nadia'nın hikayesini okuyarak onları hatırlayacağım...Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap. Keyifli okumalar...